29 Haziran 2012

franny yola çıkıyor

O kelimedeki, n'yi m yapmak istemem, kendimi buna dahil etmek istemem, çünkü ben yolumu değiştirdim ama sizin yaptığınız en büyük hata kendinizi ihmal etmeniz.

En çok kendinizi ihmal ediyorsunuz
Nasıl olsa var diye,
nasıl olsa, bir şekilde gidiyor-düşsem de arada kalkıyorum
kalkamasam da ölmüyorum--diye.

Sinirden uzak, sakinin sınırları içinde ekseriyetle yerim
AMA BUNA SİZİ KİM ALIŞTIRDI?
Ben bunu düşündükçe çığrımdan çıkıyorum.

Neden korkuyorsunuz hep- kendinizden, birbirinizden- en "sevdiğiniz"den.
Sevgi mi sanıyorsunuz ve siz onu?
Benim eskiden sandığım gibi?

Bazen yukarıdan, bazen yanınızdan, içeriden ve dışarıdan bakıyorum size.
Zihninize ve ruhlarınıza ve yönlendirdikleri bedenlerinize bakıyorum.

Acımak değil, hepiniz derslerinizi yaşamaya geldiniz.
Sadece sevgi ve ışıkla neler olabileceğinizi biliyorum
Kendinizi nasıl heder ettiğinizi ve aslında buna nasıl ihtiyacınızın olmadığını biliyorum.


Bencillikten uzak, ihtimam gösterin kendinize.
Bir Geodreieck, bir pergelle merkezinizi bulun ve konuşlanın oraya
ama bilin ki, sonsuzdaki her nokta EN AZ sizin kadar kıymetli

Sevin dostlarım,
ben önden gidiyorum.

"The only help that a man can give to the others is to awaken himself from that sleep."

Share/Bookmark

20 Haziran 2012

Tamamen böyle bir şey aslında

Tamamen böyle bir şey aslında
Her zaman kapı
her zaman umut,
her zaman ışık var.

Onu sadece istemek gerek, istemeye niyet etmek
ve biraz bakmak sağa sola,
boynun baktığı tek noktada kireçlenip donmuşsa bile,
korkuya mahal yok; çözülür.

istek ve biraz çaba
çaba ve cesaret
ve sebat

Arkası ise hep geliyor
arkası inanın güzel geliyor
Share/Bookmark

13 Haziran 2012

kendinizden başlasanız

Gecenin bir körü sokağa çıkmak tehlikeli değil mi?
"Tehlike", hemcinslerimiz; insan cinsi.
Öldürebilir, döve döve tecavüz, gasp edebilir.

Ve siz bunlara ne tanı koyarsanız koyun, belli bir psikiyatrik hastalık adı, herhangi bir fizyolojik bozukluk ya da her neyse; bunun nedeni biraz daha sevgi ve kabul edinme için yapılan şeyler aslında
Kendini sevememe, sevgiyi hatalı-en olmaması gereken yoldan edinmeye çalışma
Sevgiyi, korkularından çıkarak elde etmeye çalışma
Öz olarak, sevgilisine duygusal şantaj yapan kadından aslında hiçbir farkı yok, sadece o merkezinden daha fazla kaymış

Düşünsenize, insanlar var -tıpkı şimdiki kadar
ama herkes kendini, sadece kendi olduğu için seviyor
kendini tamamen kabul etmiş
farkındalığı yüksek, hareketlerini korkuyla değil, sevgiyle temellendiriyor

kızmıyor kendine uymadığı için;

nasıl kendini-istediği gibi sevmez diye,
nasıl sevmediği müziği dinlemez diye,
nasıl kendi inandığına inanmaz,
nasıl istediğinden başka tepki verir diye
kızmıyor.

Bu espriyi açıklamak gibi olacak ama kendini sevmekten kastettiğimin megalomani-değersizlik duygusunun doruk halinin olmadığını söylememe gerek yok değil mi?
Arkanıza yaslanıp bir düşünsenize
Herkesin kendini sevdiğini
Lanet yağdırmak yerine, sevgiyi büyüttüğünü

Dilinden zehir değil, yapıcılığın harcı aksa
Işık olsa
Share/Bookmark

12 Haziran 2012

habersizce

 Ülkeye legal yollarla mı giriş yapmış bilmiyorum ama Karaköy'de tramvayda, cam kenarına konuşlanmış, meraklı turist gibi her sahneye aç ve iştahla insanlara, gömlek yakalarına, araba tekerleklerine bakıyordu.
Sonrasını anlatmama lüzum yok aslında;
İstanbul'a her gelen gibi o da vapurdan sebeplenmeyi seçmiş ama bu sefer tramvaydaki farklı, doğup büyüdüğü mahallenin otobüsündeki insan rahatlığında, sereserpe bırakmış zihnini...
Share/Bookmark

7 Haziran 2012

Büyük bir adım, öyle değil mi?

İnsan, bilmediği bir şeyi, red bile edemez

Bense şu an koşulsuz-gerçek sevginin varlığından sadece şüphe ediyorum.
Share/Bookmark

6 Haziran 2012

Bu bir; akın!

Dünyada sana dair bir öz var
ve biz istersek bunu ikiye ayırabiliriz;

ona iyi ve kötü diyecek seviyeden ileride olduğumuz için
sevgi ve korku diye adlandıralım.
bütün varoluşunu, sağını solunu, gelmiş ve geçmişini ve geleceğini harıl harıl çalışkan karıncalar ve arılar gibi ören öz.

sevdiklerini düşün dediğimde belki biraz sığ kaçar; sığ ya da belirsiz ya da belki o kadar geniş ki; ifadesiz.

ruhunun kanatlandığı anları düşün diyeyim o zaman; en sevdiğin şarkılar, en keyifli kahveler, içinde kaybolduğun cümleler, keşke benim olsa, onu tam da oraya asardım dediğin tablolar, gözlerinden yaşlar akıtacak kadar huzur bulduğun/şükran duyduğun anlar, vitrinde vurulduğun ayakkabının topuğu, her gün takmak istediğin kolyenin parlaklığı, elinden en iyi gelen-en aşkla yaptığın iş, en sevdiklerinin tatlı sesi,
bunlarının içinde hepsinde sevgi var, o öz var ve an var, kabullenme ve çağırma var, huzur var, sakinlik ve kalp uçuşması var.

ikinci bölüm gelene kadar,
bunlarla yapmamız gereken; sabah-kuşluk-akşam ve yatsıda, uykuda ve uyanıklıkta, her an şükredip, çoğalmalarına niyet etmek.

sevdiğiniz şeyleri yapın dostlar
sevdiğiniz şeyleri daha çok yapın
tek çıkış noktanız da tepenizden vücudunuza akan o ılık doğallık olsun
akın.
Share/Bookmark

4 Haziran 2012

Hafta sonu izlenimleri üzerine Pazartesi notları

acele giden ecele
ve
nasıl başlarsan öyle gidiyor.

yetişmeye ve acele etmeye çalışıyorsan kendini,  her şeyini elini yüzüne bulaştırmış bulabilirsin.

elindekinin kalitesinden çok, onu nasıl sunduğun en önemlisi
ama sakın buna kanıp, bir reklamcının peşine düşme, elindeki fason malın peşinde koşarken bulursun kendini
sen en güzelinin, en sade sunumunu ara

çok mu clicheé? ama olduğun gibi görün; kendini daha büyük, daha akıllı, daha genç, daha olgun göstermeye çalışmanın hiç/bir şeye ve kimseye ve duruma faydası yok
en güzeli, en tatlı salınan doğal enerjinle eşleşmen
çünkü sadece insanları SEN anlamıyorsun, bütün o burun kıvırdıkların, senin bir ayak tutuşundan bile korkularını, eksiklerini görebiliyor
evet kimseyi kandırmaya çalışma.

doğallık en güzeli.

ne istemediğini bilmek ilk gereklilikse, ne istediğini bilmek ve uymayandan enerjiyi ayırabilmek güçlü kadınlığın ilk şartı
bunu yapabiliyorsan,
başını yastığa rahat koyarsın
böyle koyabilirsen, dinlenirsen
dinlendikçe olgunlaşır,
olgunlaştıkça değer bilirsin

herkese değer ama kadınına biraz daha fazla- çok daha fazla
ve
yaptığı iş her ne olursa olsun; işleri iyi gitmeyen, bereketi yakalamamış erkeğin yanından dinlen dinlen kaç;
asla kadınlığının kıymetini bilmeyecektir.

yaptığın şeylerden pişman olma
sadece alman gereken zevk ve derslere bak
hata yapmışsan tekrarlamamaya çalış
tekrarlamışsan, gidip kendini arkadaşına teslim et ki, sevsin seni, aptal olmadığına ve bunun dünyanın sonu olmadığına,
güzel olduğuna, güzel ve akıllı

her şeyin iyi olacağına inandırsın seni
arkadaşlar iyidir çünkü
ve belki yeni arkadaşlar da iyidir
onlara yer açın
Share/Bookmark