27 Mayıs 2011

samimi bir teşekkür

Öncelikle teşekkür ediyorum.
Zor zamanlar geçirdim, evet ama onlar olmasa belki kendimi bu kadar tanıyamazdım. Kendimi, zayıflıklarımı, korkularımı, ketlerimi...
Maddeciydim.
Sevgim hırstı, korkuydu.
İstediğim, istemediğimdi.
Eksiğim çok,
kontrolsüzlüklerim hâlâ ayakkabının açık bağcıkları gibi dolanıyor zaman zaman ayaklarıma
ama bu yola girdikten sonra önümde engel göremiyorum.
Sevdikçe, seviliyorum.
Verdikçe, alıyorum.
Kutsal kalbimden uzaklaşmadan, sözlerine kulak verip, onu tüm evrene açıyorum.
Dünya güzelliklerle dolu ama sen onları görmek istersen varlar.
Gözümü, kalbimi temizliyorum.
Öfkemi, sevgisizliğimi arındırıp, içimi saf sevgi ve isikla doldur/maya çalışıyorum-elimden geldiğince. Daha iyisini yapabileceğimi biliyorum.
Pişmanlıklarım yok, en kötüsünü bile en iyi bildiğimden yaptım.
Şu anda sadece daha iyisini yapıyorum.
Dedim ya verdikçe alıyorum diye;

"Seninle olmak; mis kokulu, en güzel çiçeklerin, ağacların arasında; içini ısıtan güneşin altında sırtüstü uzanmak gibi
O en tatlı yaz gecelerinin birinde yıldızlara bakmak gibi
Uyanmak istemeyeceğin kadar güzel bir rüya görmek gibi huzurlu
En sevdiğin şeyi elde etmek kadar sevinçli"

Dedikleri bunlar; ne siyah ne beyaz, ben bambaşka bir kuğuymuşum ve tarafımdan sevildiği için kendini çok şanslı hissediyormuş.
Şans diye bir sey yok dedim
Sen tamam oldugun icin ben seninim
Share/Bookmark