12 Aralık 2011

keşke gebersen,
en azından yattığın yeri bilirim.



3 gün sonra gelen edit: Franny, bunu arada hatırlaman güzel ama gene arada unutmaman lazım; Herkes en doğru bildiğini yapıyor. Sevdiğini söyle, sevdiğini bilsin ve ötesine karışma. Fakat iş senin ruhunu kirletmeye gelirse, işte tam orada diğer yola dön.
Share/Bookmark

24 Kasım 2011

bunun adı yok

Nasıl başarabilmiş bu kadar bulaşmayı hayatıma?
Buna nasıl izin vermişim?
Buna neden izin vermişim?

Parmaklarını dokundurduğu ekran gibi bomboş geliyor bana yazdıkları.
Teknolojiye uzak aklım, bir kalem tutuşu bekliyor -ya da belki bir klavye, bir tuş.
Ama o boşa basılan harfler, tatmin etmiyor beni.

Devinimsiz özlemek olur mu?
Nasıl olur?
Şu anda "benimki" de öyle, öyle mi?
Evet ama benimki yorgun,
bıkkın
ve yenik.
Susması ondan.


Hırçınlığımın nedeni ise burada.

Share/Bookmark

17 Kasım 2011

tek yapabildiğim varsayımda bulunmaktı

Hepsi göğsümde, hepsi boğazımda birikmişti.
Kimi taşlaşmış, kimi kistleşmiş kimi de genç vücuttaki habis bir ur gibi hızla büyüyordu.

Çözülmeleri, dağılmaları ve çıkmaları gerekiyordu içimden


Bu çirkinlikleri ortaya saçmamayı isterdim ama Evren'in dönüştürücü gücüne inandım, biraz bencilce

Daha iyi bir yolu vardı elbet, belki biraz düşünsem bulurdum -çünkü aslında bilirdim hakaret etmemek lazımdı kimseye
ama o mikrosaniyede en doğru bildiğimi yapıp,
kustum tüm yuttuklarımı üstüne.

Belki kuvvetli bir kalkanı vardı, bir damlası üstünde kalmadan akıp gitti
belki de şimdi tiksinerek temizlenmeye çalışıyordur,
orasını ben bilemem
ben zaten hiçbir şeyi bilemedim.
Share/Bookmark

12 Kasım 2011

sağ

Buradan bakınca ne kadar yabancı
halbuki oradayken "birdi"k.
Share/Bookmark

28 Eylül 2011

pek bir işe yaramadı.

Ona inandığım kadar kendine
Ona inandığım kadar kendime inansaydı-m

birimizden biri kurtulmuştu.
Share/Bookmark

11 Eylül 2011

#iyikidogduneylul

O doğana kadar, insan sevgisini, sevdiğim erkeklere duyduğum şey zannediyordum.
Benim için sevgi; kavgaya, ağlamaya, kırıp dökmeye rağmen birinin yanında durabilmekti, bu yüzden de bunun ne kadar dingin, naif, mutlu edici ve sakin bir şey olduğunu hep ıskaladım.
Sevgi denince huzur yerine huzursuzluk hissettip hep. İşlerin hiç de böyle olmadığını bana ilk öğreten Eylül oldu.
İlk defa o ağlayınca, küçücük vücudu, hıçkırırken sarsılır diye endişelenip; gece ateşi çıktığında, onun yerine kendimi seve seve hastalığa verebileceğimi bildim.
Uyurken büyüdüğünü bilsem de, bir an önce uyansa da, evde tatlı kokusu ve güzel gülüşü salınsa istedim.

Benim güzel kızım doğalı bugün 2 sene oldu.

Mutlu bir bebek oldun. Şimdi sıra mutlu bir çocuk ve mutlu bir kadın olmada.
Share/Bookmark

5 Eylül 2011

al sevgilim, derdim-

biraz daha eskiden olsa lobotomiye şöyle bir son yapabilirdim, biraz farklı bir başlangıçla belki



Share/Bookmark

18 Ağustos 2011

hanekesien

Kulağımdan, gözümden, burnumdan, içimden çekip doldurdum tam ortasına
-çıkan parçalar hâlâ canlı, içeride birleştiler mi, yoksa kafası kesilmiş horozun vücudu gibi, o halleriyle de canlı kalma yetileri var mı bilmiyorum,
açıkçası açıp bakmaya gerek bile görmedim
sadece elimde tutup taşıdığım ve de ağır olduğu için, bacağıma vurdukça kımıldadığını hissettim.

gömdüğümü zannetmiyorum,
bir yerleri önce kazıp, sonra kapamış olsaydım bunu hatırlardım.
ama ne yaptığımı bilmiyorum
sonunu hatırlayamadığım bir rüya gibi
zaten pek de önemli değil,
en sevdiklerim sonlarının anlatılmadığı, belli olmadığı filmlerdi.
belki bilseydik daha iyi olurdu ama bilmediğimiz için de hayıflanacak değiliz.

tek bildiğim artık kaç kiloysam, sadece o kadar ağırım.
Share/Bookmark

17 Haziran 2011


Sıkı sıkı tutunsam mı yoksa kazısam mı yapışan yerlerimi?

Share/Bookmark

8 Haziran 2011

çift katlı

ondan farklı olarak,
Ben, yerimi özenle seçmiştim.
Güneş tam kararında
pencerenin aralığı,
rüzgarın geliş yönü...

Fakat onun özensizliği, oturuşunun sertliğinden belliydi.
Onca kapalı pencere varken, açık olanın yanına oturup, bir saniye bile düşünmeden pencereyi ve diğerlerini küt diye kapatıverdi.
Hemen aklıma kalplerinize seçtikleriniz geldi.
Onca varken size göre, neden kalkıp da onlar yerine olmayanı alıp, oldurmaya çalışmanız?
Asıl olmayanlar mıdır yoksa size göre olanlar?
Sınavda başkalarının hakkını mı yemektesiniz yoksa?
Share/Bookmark

ismi güzel, o öyle kalsın

sonunda açıldı kalbinin kapıları,
geldi yanıma annesinden doğduğu halde
kendi, kendi kucağında;

"bir adım da sen gel,
gel bunu büyütelim yeniden;
senin sevgin şifalı.
gel,
güzel bir erkek olsun benden.
gel büyütelim bunu
severek
sadece severek."
Share/Bookmark
eksiklikler birikiyor midemde
en küçükten en zarurisine
sonra o yoklar, o kadar çok oluyor ki
sığmıyorlar yumruğumdan küçük mideme
denizlere açılmak istiyorlar
süzülüp, dinlenmek için
ağzımla kanalizasyonu kendilerine köprü biliyorlar
hepimize iyi geliyor bu
onlar marmara'da süzülüyor sırt üstü
ben kanepemde
Share/Bookmark

2 Haziran 2011

What if?



Share/Bookmark

27 Mayıs 2011

samimi bir teşekkür

Öncelikle teşekkür ediyorum.
Zor zamanlar geçirdim, evet ama onlar olmasa belki kendimi bu kadar tanıyamazdım. Kendimi, zayıflıklarımı, korkularımı, ketlerimi...
Maddeciydim.
Sevgim hırstı, korkuydu.
İstediğim, istemediğimdi.
Eksiğim çok,
kontrolsüzlüklerim hâlâ ayakkabının açık bağcıkları gibi dolanıyor zaman zaman ayaklarıma
ama bu yola girdikten sonra önümde engel göremiyorum.
Sevdikçe, seviliyorum.
Verdikçe, alıyorum.
Kutsal kalbimden uzaklaşmadan, sözlerine kulak verip, onu tüm evrene açıyorum.
Dünya güzelliklerle dolu ama sen onları görmek istersen varlar.
Gözümü, kalbimi temizliyorum.
Öfkemi, sevgisizliğimi arındırıp, içimi saf sevgi ve isikla doldur/maya çalışıyorum-elimden geldiğince. Daha iyisini yapabileceğimi biliyorum.
Pişmanlıklarım yok, en kötüsünü bile en iyi bildiğimden yaptım.
Şu anda sadece daha iyisini yapıyorum.
Dedim ya verdikçe alıyorum diye;

"Seninle olmak; mis kokulu, en güzel çiçeklerin, ağacların arasında; içini ısıtan güneşin altında sırtüstü uzanmak gibi
O en tatlı yaz gecelerinin birinde yıldızlara bakmak gibi
Uyanmak istemeyeceğin kadar güzel bir rüya görmek gibi huzurlu
En sevdiğin şeyi elde etmek kadar sevinçli"

Dedikleri bunlar; ne siyah ne beyaz, ben bambaşka bir kuğuymuşum ve tarafımdan sevildiği için kendini çok şanslı hissediyormuş.
Şans diye bir sey yok dedim
Sen tamam oldugun icin ben seninim
Share/Bookmark

25 Nisan 2011

evde durup dururken bunu genelde yapmam
sadece yatmadan ve dışarı çıkmadan önceye hastır bende

ve ben geceleri, senin payını lavaboya sıkıyorum
yalnızca geceleri
uyumadan önce

Share/Bookmark

21 Nisan 2011

adını koymak zorunda değiliz, bu sadece böyle

ailem beni uzun zaman beklemiş,
yaklaşık 12 yıl
ve tanrı sadece o anda canı sıkıldığı ve bir şeylerle uğraşmak istediği  için mi
sadece ailemin gönlünü almak için mi
kaş yapayım derken göz mü çıkarmış
yoksa iyice tasarlayıp iki ucu keskin bir oyun yaratmak için mi bunu yapmış bilmem ama bana sizden fazla zaman ayırmış.
bu kulaklar fazla duyacak demiş; çoktan rahatsız olacak ve en duyulmayını işitecek.
bu burun, bir kokladığını bir daha asla unutmayacak. en derin anlarla ilişkisi olmasına gerek yok, aradan onlarca sene geçse bile, İstanbul'da içilmiş çorbanın içindeki bir baharatı, dünyanın başka bir ucunda, sokaktaki kadının parfümünün içinden seçecek.
gözü, görmüş olduğu saçın tonunu, bir gün kazandibinin tam yanmamış köşelerindeki renkle aynı olduğunu bilecek, hem de hiç şaşırmadan. kalabalığın içindeki en küçük detayı bilecek ve bunu hep takdir edecek.
bir dedektör gibi havadaki gerginliği, gelen tehlikeyi, daha oluşmamış sevinci, yoldaki üzüntüleri hissedecek.
kimi zaman dile getiremese de, anlamdırılamayan huzursuzluklar ve yüzündeki kanat çırpmalar olacak delaleti.
ateşe yaklaştırılan tek bir saç teli hassaslığında olacak;
açıkça beyanına gerek olmadan, mimiklere vuran en ufak bir sevgi eksikliği -başınıza gelmiş veya gelmemiş en büyük acınız kadar yıpratacak onu
sevginin olmadığı her yerde solacak
ve sevgiyle yapılmış en küçük bir özveri bile, çoğunu tatmin etmeyen en büyük verişlerden daha mutlu edecek.
filiz verecek, çiçek açacak elleri

annesinin de ona ileride diyeceği gibi;
"Dünyada bu kadar güçlü sevgi ve nefretle yaşayamazsın ki"
evet belki yaşayamayacak bu fazla hisseden kalbiyle herkes gibi
ona her şey zor olacak
bazen cehennem gibi
ama takdir etmeyi bildiği için tüm güzellikleri
hem de cenneti olacak
anlaşılamayıp, yersiz bulunsa da tüm sevinçleri

ödülünde cezasını bulacak
ve cezası da ödülü olacak
Share/Bookmark

3 Şubat 2011

meydan muharebesi

baktı bunca zamandır karar verilemiyor, göz göre göre hakkı yeniliyor
paçalarını sıvayıp, kılıcını kınından çekip, kendi işini kendi halletmeye karar vermiş
izin istemeden, çekil kenara demeden
pervasızca ve yok sayarak
burasına gelmiş belli

gözle görünmez, kulakla duyulmaz, elle tutulmaz olan çok sinsi
biliyor ki idarecisine hitap ediyor,
HİSSEDİLİYOR
bunca zamandır pohpohlanmaktan, güveni yerinde, en keskin kılıcını almamış bile yanına

diğeri ise hırslı, azimse en alasından
yok görülmüş zira bunca zamandır, her yaptığı batmış göze
ama varım diyor, eksiklikse hissettiğin, harcı bende, gel kapayalım
buradayım madden, istediğin bu değil mi

dövüş kıyasıya değil,
biri şımarık, laf olsun diye sallıyor kılıcını, guardını almamış bilerek
çünkü en ufak sıyrığı, büyük bir sevgiyle sarılacak

diğeri ise sevimsiz, üvey evlat
fakat azmi, insanı hak bilir olmaya zorluyor
geceleri uyku kaçıracak cinsten

sevilmemenin hırsıyla dürtüyor kılıcının keskin ucuyla, diğerini
bir gözü bende
eğer görürse kılıcını gönülsüzce sallayan şımarığa hâlâ şefkatle baktığımı
bu sefer acımadan sokacak en derinine düşmanının

bense içimden hâlâ taraf tutmaktan başka hiçbir şey yapmıyorum
Share/Bookmark