20 Ocak 2010

her şeyin bir sırası var

ismim hiç bu kadar anlamsızlaşmamıştı yabancı bir ağızda.
"bu" yabancı ağızda.

o olsa;
anlatırdı, hiç bilmiyormuşum gibi
ve dinlerdi;
hiç bilmiyormuş gibi.

yanında fazladan kaldığım her dakikayı ondan hoşlanmama bağladı, bu yüzdendir insanlara hep salık verişim;
ne olur -lütfen
kendinizden bu kadar emin olmayın.
bana göre hava hoş ama aldanan hep siz olursunuz.
yanınızda, gözlerinizin içine gülen kız,
aslında bakıp, gülümsediği her yeriniz, ona başkasını hatırlatıp, içinden
yüzlerce, binlerce kez yerinizde başkasının olmasını diliyor olabilir.


bakarken yüzüne, sevilesi bir yer bulmaya çalışarak, tatlı suratı geldi gözümün önüne ama ben bu çirkinliğe biraz daha katlanmak istedim.
sırf, buradan ayrıldığımda
onu biraz daha sevgiyle anabilmek için.
Haberi yok
"başkaları"nın yanına bile onun için gittiğimden

bir gün ona bunu anlatacağım
ama önce kavuşmamız lazım.
Share/Bookmark

19 Ocak 2010

kum torbası

incinmeye gönüllü-
incinmekten çekinmediğim için

habire vuruyor

danışıklı dövüş bu.
Share/Bookmark

14 Ocak 2010

devam et çünkü biz bilerek doğanlardanız

hemen duymuş, aşka inanmadığıma dair söylediklerimi...

kızmadı o, kızmaz hiç.
geldi, kıvrıldı koltuğun kenarına, biraz hayal kırıklığına uğramış -çok değil.
ağzımı aramaya gelmiş, belli.
dilinin ucunda birikmiş diyecekleri, nereden başlasa, nasıl sorsa bilemiyor, elindekilerle oynuyor.
geldi haberin dedi.
ses çıkarmadım.

kızamam sana ama neden dedi -neden vazgeçtin inanmaktan. sen buydun oysa.

vazçgeçmedim dedim, sadece sorguluyorum kendimi. yok demiyorum, öyle bir şey yok --diyemem. sadece kendimi yokluyorum. sabahları pişman olduğuma göre -istemediğime göre kimi zaman, gitse, sevmese beni, başkasıyla gülmeyi tercih etse, onla anlatmak istese hikayelerini -üzülmeyeceğimi hissediyorum.
omzumu silkip, arkamı döneceğimi..

gözümde görünce, daha her şeyin bitmemiş olduğunu, gülümseyiverdi. yılgınlıktan bunların hepsi dedi, kıştan.. olur bazen, geçer ama, söz -söz bu sene baharı çok erken getireceğim. en mutlusu, en ılığı olacak, şu ana kadar yaşadıklarının.. ama lütfen sen vazgeçme.

devam et.




anlaşmak için fazla konuşmamıza gerek yok, biz birbirimizi iyi tanıyoruz.
zımni bir anlaşmaya delaletti sessizliğimiz. ikimiz de bildik bunu.
zorlamadı kimse kimseyi.
zaten akşam çökmek üzereydi,
elimle tarttım boşluğumu, çoktan dolmaya başlamış..

hafifçe sarılıp, öptü yanağımdan;
sen böyle daha güzelsin, dedi
bırak inanmayanlar, inanmadıklarıyla kalsın.
bilmiyorlar zira ve biz onlara bilmediklerini öğretemeyiz.
insan ancak bildiğini hatırlar.
Share/Bookmark

hangisi benim?

günü bitirmek için yatağa girdiğim an, en cesur benim.
pür aşk, safi cesaret... atıp tutuyorum, ağlıyorum yşanmamış üzüntülere, mutluluktan kalbim etimi yırtıp taşacak gibi atıyor...
en akıl almaz rüyaları görüyorum.
çok özlüyorum kimini, kiminden aklın tahayyül edemeyeceği derecede nefret ediyorum.

çok değil aradan sadece birkaç saat geçiyor
ve gözümü açtığım an, o ilk saniye..
değil yaptıklarımdan -bundan herkes pişmanlık duyar. düşünebildiklerime bile inanamıyorum, hasta beynime korkulu gözlerle bakıyorum. bu ben olamam diyorum, çünkü ben kalp, değil akılım.
sevmiyorum kimseyi ve nefret etmiyorum kimseden. içim duru ve dingin...

ama nedir peki bu -gün içinde içime dolan?
öğlene kadar, sabahki fikirlerimden soğuyup, akşam olduğunda çoktan yumuşamış oluyorum. buzlarım eriyor, içim ısınıyor.
ve tekrar gece olduğunda, bir duygu topu, dokunduğu yerde kül bile bırakmayan bir top ateş oluyor
fikrim..
ve günlerim hangisinin ben olduğumu merak etmekle geçiyor.
o muyum ben?
yoksa bu mu?
ikisi birden olamaz insan...
olsam olsam hiçbiriyimdir.
Share/Bookmark