26 Aralık 2009

pizzadan bile çok

 en çok yemeği sevdiğiniz şeyi tutun aklınızda.
ve bundan çatlarcasına, zevkle, iştahla yediğinizi,
ve artık yiyemeyecek hale geldiğinizi...
hâlâ ister misiniz yemek?

daha dün yedim ondan, bugün başka bir şey yiyelim demez misiniz?

ben
diyemiyorum.

bu;
ya kimine göre şirazeden çıkma belirtisi


ya da
göğsümü gere gere söylediklerimin en tatlısı


içim onla nasıl dolu
ve ben yedikçe nasıl acıkıyorum
sevdikçe, kalbim büyüyüp yer açıyor bana;
doymadan
doya doya
daha çok seveyim diye.
Share/Bookmark

21 Aralık 2009

lütfen

aklına,
kalbine her geleni söylemek isteyebilirsin;

ama
duymak istemeyenler var.
Share/Bookmark

20 Aralık 2009

Françoise Hardy - Träume

buradan..

Träume, die bei Nacht entstehen
und am Tag vergehen
sind meistens gar nicht wahr
weil sie unter den Millionen
unsrer Illusionen
geboren sind

Träume sind wie ferne Wolken
denen andre folgen
solang es Leben gibt
sag mir, sag wohin sie treiben
wo sie einmal bleiben
weiss nur der Wind

wie ein Wunder ist die Welt
jeder Baum und jedes Feld
wie ein Wunder ist die Welt

Träume, die uns nichts bedeuten
sollte man beizeiten
mit andern Augen sehn
weil sie oftmals unser Denken
auf die Wege lenken
die wir dann gehn
Share/Bookmark

8 Aralık 2009

hava alan diş dolgusu gibi, rüzgarda sızlıyor hafif hafif

unuttuğum oluyor
ama en çok bir iş yaparken hissediyorum onu.
olmadığını.
bazen umursamıyorum
bazen umursamamaya çalışırken daha çok kanırtıyor içimi eksikliği.

her yerde bulunacak cinsten değil, değişik kıvrımları var,
herkesteki uymuyor.

gözümü karartıp bazen, alıp alıp koymaya çalışıyorum, gözümün ilk gördüğünü.
uymuyor, oturmuyor,
emanet duruyor üstümde,
yürürken sallanıyor. bantlayıp, yapıştırıyorum.
annem kızmasın burnu büyüklüğüme,
üzülmesin daha fazla bu halime diye..

olmuyor.

bir tane var ama biliyorum.
sokağın birinden geçerken görmüştüm vitrinde.
satılık değilmiş.
utanıyorum gidip istemeye. gidip meramımı anlatsam açıp gömleğimi göstersem,
bakın desem tamı tamına aynı
kıvrımları, boyutu. mahzun bir gülümseme kondursam suratıma, acındırmak için biraz..
koysam, dolacak.
koysam,
tam olacağım
desem.

verirler mi?
al derler mi
al
senin olsun.
Share/Bookmark

2 Aralık 2009

aşk değil bu sevgi

insan ne güzel şey.
sevdiğin insan.
bir kokusu var, sıcaklığı
kalemden, masadan farklı...

onları da severim ama bu,
sesine ses verir.
kendine sakladığında bile, beyin kıvrımlarından geçtiğini bilmek güzel.
tırnakları gözle görülmez bir ölçüde uzarken,
ciğerine hava dolup,
damarlarında kan her zamanki hızıyla akarken
seni düşündüğünü bilmek
insanı ayakta tutan şey.
ayakta dururken, onunla aynı yeryüzüne bastığını bilmek
çok güzel şey
ve bu güzel olan şey, aşk değil asla,
sevgi

ve ondan bende çok var.
Share/Bookmark