3 Mayıs 2013

Açık Davet

şimdi bütün duyguların aynı skalanın farklı derece ve çeşitleri olduğuna kanaat getirdim. şöyle ki: sabah aklıma size söyleyecek bir şeyler gelmişti ve onları bilge bir huşu ve üstten bir konuşmayla, sakin bir şekilde anlatacaktım, kalbinizdeki damgalardan özgürleşin falan diyecektim, mutluluğa, sevgiye gidin falan.. sonra işlerim çıktı vs yazmadım, canım da istemedi, kendimi biraz göt gibi hissediyordum.
sonra öğlene doğru ferahlayınca sanırım bi hmmm 2 haftadır falan ilk defa zaten ne yaziciiiimm yiaa dedim (bknz. buradaki Demet Akalın misali)

sonra da taaa sabahtan iki arkadaşımın peşpeşe paylaştığı linki, yeni tab'de beklettiğimi fark ettim ve okudum, onu facebook'ta share edecekken, baktım ki boş alana yazacaklarım, sabahki düşündüklerimin farklı dillendirme hali olacak hadi dedim buradan yazayım.

Link bu: öne bi bunu okuyun hele: Mutluluğun Resmi


Okuduğunuzu farz ediyorum. Diycektim ki; gerçekten hayatımı adadığım bu yolun aslında tam da bu olduğunu fark ettim. Bir şeylerden utanmak, rezil olmamak için bir şeyler yapmamak, kalbinin gerçeğini söyleyememek, korkuların altında, yüzleşmelerden kaçmak için, sevgiden huzurdan kaçınmak, maskeli-riya dolu o balçık yaşamları sırf "normal" diye, o sikik toplumsal yargıların karşısına dikilmeyi sırf götler yemiyor diye, -şimdi biraz yumuşuyorum, kurulmuş hatalı bilinçaltı kalıpları, anne-baba-karı-koca vicdan bağlarını çözemediğiniz için, çözmeyi bilemediğiniz için o hayatlara mahkum olmanıza dayanamıyorum. Sevdiklerimin bunlara kendilerini hapsetmelerine dayanamıyorum resmen.
1 hayatımız var lan, son nefeste hık diye giderken şu yapmadıklarınıza pişman olacaksınız, kariyer, daha çok para, o kurulu düzenler sizi tatmin etmemiş olacak. son nefeste yüzünüzü güldürecek şeyler çok başka, onlara biraz değer verin, alın avcunuza ışımalarına yardımcı olun, az peşlerinden gidin, emek harcayın lan emek çok güzel. azınızın henüz aramamışken kucağına düşer bunlar, onlar çok şanslı, onlar nolur tutun lan.

Ben de hepsini yapamadım henüz ama o kadar çoğunu yaptım ki, bilenin aklı şaşar. O yüzden her sabah kendimi tebrik ediyorum.

Bir şeyi yapmayı bırakmak için onun sizi öldürmesine bile gerek yok, oğlum sizi neşelendirmiyorsa nolur başka yollar arayın, onlarca yüzlerce değil zilyonlarca sonsuz yol vardır, bi niyet etseniz yolunuza ne fırsatlar çıkar.
Kıçınızın üstünde o öyle olmaz ama bu böyle yapmaz ki diye varsayımlar üretmeyi bırakın,
azıcık gidin oğlum, azıcık bi şeyler yapın.
Azıcık cesaretli olun.
Benle kendinizi kıyaslayıp, kalıbınızdan utanın, bu kadar korkmayın lan.
Lütfen.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder