5 Nisan 2013

Cağaloğlu yokuşu değil o, o, küçük ve dik olan, yandaki- bunun adı Bab-ı Âli.

27 Mart'ta eskilere küfretmişim.

Halbuki bu sabah 08:30 civarı Bab-ı Âli'de yükselirken, aklıma gelenlere teşekkür ettim. En çok zedeleyenlere. "Hiçbir şey göründüğü gibi değildir," diye boşuna tekrarlayıp durmuyordu K., onca yıl adını "zedelemek" koyduğumuz, çeyizimi yapmakmış aslında. Beni ne güzel günlere hazırlıyorlarmış meğer el birliğiyle.
Hazırlıyormuşuz meğer- gerçekten de el birliğiyle.
O "meğer"in idrakı gerçekten ziyadesiyle büyük.
Olmuş olduğum seviyeden sadece bir Leiter üstteyim. (asma değil o, duvara yaslanılan merdiven -tam tamına o kadar)
Burada sadece görece daha yukarıdan bakmak var. Mecazen değil, düpedüz olayların zihin seviyenin el verdiğince bütünlük içinde görebilmek var. Dolayısıyla daha az "problem" daha çok anlayış var.
Burada kabul var çocuklar.
Burada sevgi var.

Aklımda kalırsa, bir sonraki masamda, kadehlerimden birini gıyaplarında kaldırıcam.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder