12 Mart 2013

dikkat: yazı edebiyat ihtiva etmez

Lemurya ve Atlantis hikayleri bir kenara

İlk kim başlattı, istemediği olandan zerafetle kendini ayırmak yerine, riyayla uzak kalmaya çalışmayı? İlk kim başlattı birini, bilmem ne olursan seni daha çok severim diye korkutmayı? Kim kimi korkuttu da ilk böyle herkes tirtir titriyor üstümdeki perde düşer diye? Perde düşer ve beni sevmezler diye. Fakat kimse ağzını açıp da beni sev demiyor, bilmiyorlar ki, en gaddarının bile yelkenlerinin suya ineceğini- ya sana kalbini açıp neden seni seni istediğin gibi sevemeyeceğini anlatır ya da bence kalbinin gül bahçesinin anahtarını bile vermez, koşa koşa açar ve buyur eder.
Nasıl anlaşılmıyor ki asıl o maskelerle sevilmiyoruz. Ah bu uyduruk maske lafı ama ne kadar da doğru..

İnsanlar sadece sevilmek değil, hem de doya doya sevmek istiyorlar.
Herkesin istediği buyken, neden kimsenin buna ihtiyacı yokmuş gibi canavarlaşmalar
O acziyet aslında o kadar güçlü ki
Öyle her babayiğidin harcı değil. O acziyet o kadar güçlü ki, kimsenin buna cesareti yok.
Fakat benim var.
Yanımda gelecek olanla ilgilenmiyorum-
fakat pek tabii gönlümden geçenler var, ayak uydurmalarını istediğim

28'ime 2 ay kala kalanları da bırakıyorum, tam da olduğum yere
pek parlak görünmüyorlar ama tek tek teşekkür etmem lazım, buraya gelmeme aracı oldukları için.

Bunu daha önceden dediğimi biliyorum.
ama ben önden gidiyorum çocuklar

Ben size, duymak istediklerinizi değil,
ve ben O'na duymayı beklemediklerini söylemeye gidiyorum.

İsteyenin bir yüzü,
anlamayan ise henüz hazır değildir.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder