4 Haziran 2012

Hafta sonu izlenimleri üzerine Pazartesi notları

acele giden ecele
ve
nasıl başlarsan öyle gidiyor.

yetişmeye ve acele etmeye çalışıyorsan kendini,  her şeyini elini yüzüne bulaştırmış bulabilirsin.

elindekinin kalitesinden çok, onu nasıl sunduğun en önemlisi
ama sakın buna kanıp, bir reklamcının peşine düşme, elindeki fason malın peşinde koşarken bulursun kendini
sen en güzelinin, en sade sunumunu ara

çok mu clicheé? ama olduğun gibi görün; kendini daha büyük, daha akıllı, daha genç, daha olgun göstermeye çalışmanın hiç/bir şeye ve kimseye ve duruma faydası yok
en güzeli, en tatlı salınan doğal enerjinle eşleşmen
çünkü sadece insanları SEN anlamıyorsun, bütün o burun kıvırdıkların, senin bir ayak tutuşundan bile korkularını, eksiklerini görebiliyor
evet kimseyi kandırmaya çalışma.

doğallık en güzeli.

ne istemediğini bilmek ilk gereklilikse, ne istediğini bilmek ve uymayandan enerjiyi ayırabilmek güçlü kadınlığın ilk şartı
bunu yapabiliyorsan,
başını yastığa rahat koyarsın
böyle koyabilirsen, dinlenirsen
dinlendikçe olgunlaşır,
olgunlaştıkça değer bilirsin

herkese değer ama kadınına biraz daha fazla- çok daha fazla
ve
yaptığı iş her ne olursa olsun; işleri iyi gitmeyen, bereketi yakalamamış erkeğin yanından dinlen dinlen kaç;
asla kadınlığının kıymetini bilmeyecektir.

yaptığın şeylerden pişman olma
sadece alman gereken zevk ve derslere bak
hata yapmışsan tekrarlamamaya çalış
tekrarlamışsan, gidip kendini arkadaşına teslim et ki, sevsin seni, aptal olmadığına ve bunun dünyanın sonu olmadığına,
güzel olduğuna, güzel ve akıllı

her şeyin iyi olacağına inandırsın seni
arkadaşlar iyidir çünkü
ve belki yeni arkadaşlar da iyidir
onlara yer açın
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder