6 Haziran 2012

Bu bir; akın!

Dünyada sana dair bir öz var
ve biz istersek bunu ikiye ayırabiliriz;

ona iyi ve kötü diyecek seviyeden ileride olduğumuz için
sevgi ve korku diye adlandıralım.
bütün varoluşunu, sağını solunu, gelmiş ve geçmişini ve geleceğini harıl harıl çalışkan karıncalar ve arılar gibi ören öz.

sevdiklerini düşün dediğimde belki biraz sığ kaçar; sığ ya da belirsiz ya da belki o kadar geniş ki; ifadesiz.

ruhunun kanatlandığı anları düşün diyeyim o zaman; en sevdiğin şarkılar, en keyifli kahveler, içinde kaybolduğun cümleler, keşke benim olsa, onu tam da oraya asardım dediğin tablolar, gözlerinden yaşlar akıtacak kadar huzur bulduğun/şükran duyduğun anlar, vitrinde vurulduğun ayakkabının topuğu, her gün takmak istediğin kolyenin parlaklığı, elinden en iyi gelen-en aşkla yaptığın iş, en sevdiklerinin tatlı sesi,
bunlarının içinde hepsinde sevgi var, o öz var ve an var, kabullenme ve çağırma var, huzur var, sakinlik ve kalp uçuşması var.

ikinci bölüm gelene kadar,
bunlarla yapmamız gereken; sabah-kuşluk-akşam ve yatsıda, uykuda ve uyanıklıkta, her an şükredip, çoğalmalarına niyet etmek.

sevdiğiniz şeyleri yapın dostlar
sevdiğiniz şeyleri daha çok yapın
tek çıkış noktanız da tepenizden vücudunuza akan o ılık doğallık olsun
akın.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder