20 Temmuz 2010

kesik kuyruklu kediler en yakın arkadaşlarım

daha dallarım çıkıp sertleşmemişti o zamanlar. hiçbir zaman toprak, sana bizim verdiğimizi veremeyecek, dediler. topraklarının zenginliğinden hiç şüphem yoktu ama ben başka yerlerde, tam da istediğim gibi tutunacağımı düşünüyordum. ve kalkıp gittim oradan, sökülmem pek zor olmadı, aceleci ve hoyrattım. kimi parçamı bıraktım orada, daha güzellerinin, daha güçlü ve sağlıklılarının filiz vereceğini, başka köklerle bir olacağını düşünüyordum. inanıyordum.
kimi yerde bir gün kiminde yıllarca durdum.
kimi yerde tutunamadım, kiminden zorla söküp gönderdiler.
kendi isteğimle gittiklerime değil ama gitmek zorunda kalırken, bıraktıklarıma yandım hep.

izin vermiyorlar, yanlarına yaklaşmama, ihtiyacım olan topraklarda kök salmama,
buyur edenler ise çorak ve verimsiz
bazen eğip dallarımı, yanaşıyorum istenmediğim topraklara,
her saniyem tereddüt, misafir gibi yaşamayı istemiyorum oralarda
kendimi bırakıp, büyümekten de korkuyorum,
gönderirler zorla diye.
çıktım şimdilerde ormandan,
şehir merkezinde  gönüllü bir yol kenarı ağacıyım.
yalnız değil ama tek başına
her yanım, en sevmediğim betonlarla kaplı, istesem de salamıyorum pek uzaklara köklerimi,
gelip geçenlere bakıyorum,
uzaktaki ağaçları düşünüyorum bazen.
hırçın çocuklar,
mutsuz erkekler gelip geçerken, koparıyorlar yapraklarımı, bunu neden yaptıklarını bile bilmeden.
Share/Bookmark

1 yorum: