18 Temmuz 2010

içim doğu dışım batı

Kendi özünü bilmeyen, bunu kötü bir şey sanıp onu anlamadan yüz çeviren o küçük Batı manyaklarına ne çok acıyorum bilseniz.
Doğu'nun doluluğu, ruhani tarafı ve Batı'nın aydınlanmışlığını al, yoğur bir kapta ve işte karşında yüreği hissetmekten ısınmış, seven ama kendine olduğu kadar başkalarına da hassas, düşünen bireyler... Ah keşke bunlarla dolu olsa tüm yeryüzü...
Evet, Batı'nın dakik trenlerini, gelişmiş metro ağlarını, etrafını taciz etmeyen insanlarını, seküler yapısını, düzenini seviyorum, çoğu zaman üzerinde durduğum bu toprakları bırakıp oralara gitme planları da yapıyorum ama biliyorum ki ister Alaska'ya gideyim, ister yabancılaşmaktan buz tutan Oslo'ya, yüreğim buralı, yüreğim Fuzulî ile aynı dili konuşuyor:

Hayal ile tesellidir gönül meyl-i visal etmez
Gönülden taşra bir yar olduğun aşık hayal etmez

Ve dilim bazen Zeki Müren mırıldanıyor: Söyleyemem derdimi kimseye, derman olmasın diye

Derdine çare bulunmasından korkan insanların torunlarıyız...
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder