10 Mayıs 2010

basite kanmam

herkes sıkıntımı çok kitap okumama bağlıyor. kitapları ciddiye almama. kitapları yaşamak istememe, yaşayamayınca üzülmeme. artık büyüdüm ve iki yüzlü davranıyorum, ulu orta savunmuyorum onları, kitaplardaki romantiklikten sıyrıldığımı söylüyorum sırf üzerime gelmesinler diye. ama ortada yanlış bir şey varsa bence onların az hisseden kalpleridir. ben kitaplardan öğrendim, biri sustuğunda, bunun her zaman söyleyecek lafı olmadığından ötürü olmadığı. bazen doludur içi, senin beklediğin tüm güzel şeylerle ama kendine saklamayı yeğ tutar, bazen de olanca garipliğiyle tersini haykırır ama daha bugün öğrendim, Dostoyevski, sadece budalalar, yazılanları olduğu gibi kabul eder diyor, sadece onlar inceliğini kavrayamaz.
Aglea'nın Mışkin'i evlerine gelmekten men etmesi, sandığınız gibi değil,
değil,
sevmediğinden değil.

hayırlara kanmıyorum ben de.
eğip büküyorum harfleri, güzel bir evet çıkıyor. fazla harfi, cebime atıyorum,
zira bazen hiç konuşmuyorlar,
o harfleri, o zamanlara saklıyorum.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder