9 Şubat 2010

bu işte bir gariplik yok mu?

hayvandan geldiğimin en çok farkında olduğum zamanlar, göbek deliğimin farkında olduğum zamanlardır.

istediğim kadar boyayayım sertleşmiş keratinlerimi renkten renge.. yanağıma fazladan biraz pembe, göz kapağıma kömür karası bir hat..
özentim onlara değil mi?
yoksa ne diye leoparın desenini üzerimde isteyeyim?
aklım varmış onlardan fazla, kim demiş bunu
onlar doğuştan güzel, hallerinden memnun ve kendilerinden emin
ben sırf güzel buluyor diye balık pulu deseni giymek isteyen bir saka görmedim daha hiç.

göbek deliğimin farkında olduğum zamanlar ise kendimi en çok doğaya ait hissettiğim zamanlardır
yoksa çoğunlukla asfaltın, asansörün, fotoselli lambanın içinde kaybolurum.

ve özünden hayvan olduğunu unutmuş, kendini "şehirli" addeden bir kadının timsah derisinden topuklu ayakkabıların tıkırtısı, gökdelenin koridorunda yankılanıyor.
görse yılanı korkar
görse
hiç düşünmeden kendi derisiyle yapıldığını ayakkabının, ezer başını, başka bir hayvanın kalın derisinden yapılmış kösele tabanıyla.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder