14 Ocak 2010

devam et çünkü biz bilerek doğanlardanız

hemen duymuş, aşka inanmadığıma dair söylediklerimi...

kızmadı o, kızmaz hiç.
geldi, kıvrıldı koltuğun kenarına, biraz hayal kırıklığına uğramış -çok değil.
ağzımı aramaya gelmiş, belli.
dilinin ucunda birikmiş diyecekleri, nereden başlasa, nasıl sorsa bilemiyor, elindekilerle oynuyor.
geldi haberin dedi.
ses çıkarmadım.

kızamam sana ama neden dedi -neden vazgeçtin inanmaktan. sen buydun oysa.

vazçgeçmedim dedim, sadece sorguluyorum kendimi. yok demiyorum, öyle bir şey yok --diyemem. sadece kendimi yokluyorum. sabahları pişman olduğuma göre -istemediğime göre kimi zaman, gitse, sevmese beni, başkasıyla gülmeyi tercih etse, onla anlatmak istese hikayelerini -üzülmeyeceğimi hissediyorum.
omzumu silkip, arkamı döneceğimi..

gözümde görünce, daha her şeyin bitmemiş olduğunu, gülümseyiverdi. yılgınlıktan bunların hepsi dedi, kıştan.. olur bazen, geçer ama, söz -söz bu sene baharı çok erken getireceğim. en mutlusu, en ılığı olacak, şu ana kadar yaşadıklarının.. ama lütfen sen vazgeçme.

devam et.




anlaşmak için fazla konuşmamıza gerek yok, biz birbirimizi iyi tanıyoruz.
zımni bir anlaşmaya delaletti sessizliğimiz. ikimiz de bildik bunu.
zorlamadı kimse kimseyi.
zaten akşam çökmek üzereydi,
elimle tarttım boşluğumu, çoktan dolmaya başlamış..

hafifçe sarılıp, öptü yanağımdan;
sen böyle daha güzelsin, dedi
bırak inanmayanlar, inanmadıklarıyla kalsın.
bilmiyorlar zira ve biz onlara bilmediklerini öğretemeyiz.
insan ancak bildiğini hatırlar.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder