20 Ekim 2009

19'un başı

kiminiz yaya kiminiz otobüsün içinde
bazınız motosiklet tepesinde,
her gün üzerinden geçtiğiniz yollara şaşırmamanıza çok şaşırıyorum.

sevmiyorum, hor görüyorum bazen,
bazen üzülüyorum dünyanın haline.
cânım yer kabuğunun üzerine boca etmişler olanca asfaltı,
dizmişlerce onca taşı diye.
kaplamışlar üstünü, nefes alamaz diye..

dünya tek devlet, ve devlet başkanı da ben olsaydım.
tek bir kanun hükmünde emirle tüm insan yapımı yolları söktürürdüm dünya üzerinden..
ve hemen istifa ederdim..

ne de olsa ben bu yüzyılın insanı değilim.

ve giyerdim el yapımı, hiç de dayanıklı olmayan bağcıklı topuklu botlarımı
kıyardım, iki günde paramparça olmalarına göz yumardım.

ucu dantelli uzun elbisem varsın çamur olsun.


küçük ulak çocuk çoktan bekliyordur kapımda, elinde sevgilimden gelen mektup,
cevabını almadan gitmeyecek

saniyede dünyanın öbür tarafına iletilebilmesine rağmen, hoyratça, gelişigüzel  yazılmış birkaç kelime değil bizim cevaplarımız
bizim cevaplarımız;
candan
bizim cevaplarımız parmak ucuyla değil, kalple yazılmış.

sevgilimle bugünlerde ölümlerden ölüm beğeniyoruz kendimize,
sadece aşığız diye..
bu yüzyılda böyle
insan sade aşkından ölüyor.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder