19 Eylül 2009

hac yolcusu

Ademoğlunun başına gelmiş ve gelecek en korkunç şeyi açıklıyorum şimdi;
benim hikâyem-di bu
şöyle bahsederdim o zaman;

geleceğim geçmişte kaldı
geçmişim gelecekte.
bugünüm yok.
her gelecek gün çoktan geçmiş.
yaşanmışlar ise ileride.
ve ben biliyorum yaşanacakları
tek tük mutlu anın anısına duruyorum ayakta
tekerrürlerini bekliyorum bazen sabırsız, rahatsız bir bacak gibi sürekli sallanarak. bazen, bıkkınlıktan umarsız, umarsamadan..

sonra

Bildiğimle, tanıştığımla yetinemem ben dedim.
elimden, kolumdan ziyade, kafamda hissettim gücümü ve inandım.
bildim ki her şeyi değiştirmeye muktedirim.
hayat bir girdap, ben de kapılıp giden, sürüklenen, edilgen bir yosun tutamı değilim.
iradem var ve gücüm...
silkindim.
bu böyle olmaz.
zorlandım. terledim. belim ağrıdı bazen, kramplar girdi bacaklarıma.
yılmadım, bir güzel değiştirdim yerlerini.
şimdi ikisi de olmaları gerektiği yerde duruyorlar.
geçmişten, sevdiklerimi/saf sevgiyi, beni ben eden anları yükledim sırtıma. tatile giderken yapılan valiz gibi, karar veremedim, hangisini alsam, neyden vazgeçsem...
alacağımı alıp, gerekmeyenleri bıraktım. Hafifledim.
Yaşanan yaşandı, tekrar etmeyecek.
yürümeye başladım, keşfetmeye doğru
Artık her yeni gelen gün sürpriz.
gelecek olan her iyi, her temiz şey,
Başımla beraber gelecek.
Hoş gelecek.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder