23 Eylül 2009

bileniniz var mı?

adını ağzıma alır almaz, şefkate bulanıyor önce ve saf şefkat olup çıkıyor sonra sesim. kızdığımdaysa ona --biraz daha dikkatli verin kulağınızı bana-- öfke gibi görünen o notaların ardında, hayâl kırıklığı saklıdır.
aşıktım eskiden, ele avuca gelmez, işe yaramaz, dengesi olmayan bir şeydi kalbimdeki. Sonra yeniden tanıştım onunla.
ve bu sefer sevdim onu. histeri, yerini dingin bir sevgiye bıraktı. yanında da kolundaki her sarı tüy kökünün aşinalığı..
yeniyetme bir kız gibiydi eskiden,
şimdi kimi zaman anne, çoğu zaman da kadın gibi sevgim.
ne istediğinden ziyade ne istemediğini bilen, yapıcı bir kadın.
yana yakıla yanında olmak değil isteğim,
fakat bir yerde olmam gerekiyorsa illa,
yerim onun yanıdır.

Kim bölmüş dünyayı böyle parça parça
ve o koca suları kim koymuş araya?

Kimdir benim muhatabım?
Gidip anlatsam derdimi,
Vazgeçer mi inadından?
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder