7 Temmuz 2009

tadına varmak için

bugün gene denizotobüsünden en son indim. bu işi nasıl beceriyorum derken, bana yıllar önce kurulmuş cümleler geldi aklıma. 2 ayrı eski erkek arkadaş- sevgili demek istemem onlara, çünkü içimdeki bu sevgiyle karşılaştırdığımda şimdi, günebakan tarlasında, kof bir çekirdek tanesi kadardırlar- aynı şeyi sormuşlardı. nasıl başarıyorsun en son inmeyi diye? çok sevdikleri için mi hemen kavuşmak istiyorlardı yoksa beklemek zorlarına gidecek kadar az mı seviyorlardı bilmiyorum. zaten de umursamıyorum. umursanacak bir tarafları yok, şimdilerde isimleri ağzımda birer sıfat -dünyadaki basitlik ve aptallıkları betimlemede kullandığım.
fakat garip zamanlarda hiç özlem duymadan eskileri hatırlamak değişik bir histir. bazen düşünürüm, acaba ben onların aklına nasıl geliyorum diye. hayır bu işte duygusallık sıfır. sadece merak ederim.
başkalarını ezerek, ayaklarına basarak ilerlemekten nefret eden ben, anlamsız deniz aracından inerken ne diye itip kakayım kimseleri. yol veririm isteyene. önümden geçerken ona bir telaş kondururum, kimi randevusuna geç kalmamaya çalışır, kimi çocuğuna yemek yetiştirmeye. neden bu kadar acele ettiklerini anlamam ama. gündelik işlere ancak, başkalarını inceleyerek katlanır insan, çekilir hale getirir. fakat onlar birbirlerini hiç anlamaya çalışmazlar.
hayatların birbirlerine dokunuşunu severim ben. birinin diğerinin aklından geçmesini.
biri var, iskelede beni beklerken görmek istediğim.
denizotobüsünden inip, hemen -sırf yüzünü değil, elini, saçını görmek istediğim.
fakat eminim onun için bile erken inmem. hatta elimden gelse, en son inen benden de sonra inerim.
beklesin, beklerken düşünsün. hiç garipsemesin yerini, pişmanlığın zerresi geçmesin aklının köşesinden. oradan başka hiçbir yerde olmak istemesin.
o da görmek istesin, en az benim istediğim kadar.
o zaman minik kalbim pırpır atardı.
ve ben adımlarımı daha da ağırdan alırdım,
ona giden yolun keyfine daha çok varabilmek için.

herkes farklılıklarına rağmen aynı,
bir tek o, aynılığımızdan dolayı farklı.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder