28 Haziran 2009

nakka

mutfaktan ritmik çıtırtılar geliyor, kulağımı kabartıp ne olduğunu anlamaya çalıştım.
camın açık olduğunu bildiğimden çok telaşlanmadım. fakat hala sesin ne olduğunu tam anlayamadığımdan, gündüz olmasına rağmen hafifçe korkarak, mutfağa adım attım.
insan evde yalnızken korkar.
ben insanlardan daha çok korkarım.
sağı solu ürkek bakışlarımla kontrol ederken anladım tedirgin edici sesin nereden geldiğini. sabah pastaneden alınan yavan croissantın kağıdı, camdan esen rüzgarla hışırdıyor.
açık cama biraz daha yaklaştım gayr-ı ihtiyari.
büyük şehirde yaşıyorum ve büyük şehirler güzel kokmazlar.
fakat bu sefer biraz daha koklama isteği duydum
çünkü garip geldi duyduğum burnuma.
biraz daha doldurdum ciğerime havayı. anlayamadım
tatlı baharatlı şekerli hamur,
çiçek,
bal,
o?
kokusu nasıl buralara gelebilir diye düşündüğüm an, anladım rüzgarla croissantı nasıl muzırca işbirliğine ortak ettiğini.
güldüm, arkamı döndüm.
croissantla rüzgar da mutlu, kıkırdamaları çalındı kulağıma
rüzgar muvaffak edasıyla, geldiği gibi çıktı açık camdan, muhtemelen sana haber vermeye dönüyor;
korkup, şaşırıp ve ardından nasıl memnun kaldığımı anlatacak.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder