10 Mayıs 2009

gideceğimi bile bile, iyileştirmeye çalışıyor beni.

Gece gözlerimi kapatıp, öyle kazımaya çalıştığımda hatlarını beynime, demiştim ki sana; şayet bir gün gözüm kapalı ya da görmezken ayırt edebilmem gerekirse seni, onlarcasının arasından, sevgime yaraşır bir hız ve kararlılıkla bilmem gerekir, kirpiğine tek bir dudak temasıyla, onun sen olduğunu. sen de zaten bilebileceğimi söylemiştin; sevgimden emin olman, sevginden emin olmamdan hep daha memnun etmiştir beni.
..gözlerim zaten kördü, sesimle bulurdum yolumu. sonra neden bilmem, sesimi aldın elimden. öylece salıverdin ortalığa. neyin kini bu hala da anlamam.
çarparken duvarlara, canımın acısından çok -aldığın sesime üzülüyordum. çünkü biriktirdiğim, güzel cümlelerim vardı, daha söylenmemiş; "dilediğim gibi konuşmama izin verirseniz; o zaman, Aşk'ın kendisi dile gelmiş sanacaksınız."diyecektim, tam hayal ettiğim yerde,hayal ettiğim şekilde.
gürültünün geldiği yere yöneldim, yaklaştıkça ayırt etmeye başladım neye benzediklerini; ah etmeler, iniltiler, çaresiz teselliler. en son duymak istediklerimdi bunlar. seninkilere çok uzak.
biri geldi sonra, şakağımdan yüzüme akan kanları temizledi. şaşkın halimi anlar, gün görmüş/acıya doymuş bir halde alıştırmaya çalıştı.
ellerimi tuttu, ellerini yokladım. tırnaklarını yememiş. garipsedim. önce bir şaşırtmaca sanıp, bekledim. öpmesi gereken yeri de öpmeyince, tüm inancım kırıldı, sen olduğuna dair.
kabalık etmek istemeden ama engelleyemediğim bir hırçınlıkla; Beni burada öylece bırakmaz, birazdan gelir, tutar elimden, yenmiş tırnaklarını hissederim parmak uçlarımda. öpeceği yerden öper ve devam ederiz yolumuza-dedim içimden. gene de çok kıyamadım ona, belli onun da dokunulmaması gereken yerlerine dokunup, ağlatmışlar evvelce. gene de kızdım-sen değil diye.
duyurmadı bana ama, gözünden anladım,peki nedir bu halin.. deyişini.
şimdilerde gideceğimi bile bile iyileştirmeye çalışıyor beni.
bense onu üzmeden, oyalamaya çalışıyorum kendimi. arada kanayan yaralarımdan akıp kuruyanlarla fal bakıyorum sana.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder