13 Mart 2009

dört mevsim

sabaha karşı beni uyandırdı, yanıma gelmek istiyormuş, buyur dedim.
biraz sohbet ettik. uyumamız lazım, dedim. geç oldu birkaç saat sonra uyanıp-evden çıkacağız.
zor uyanırım ben dedi. uyanıdırabilirim, dedim.
uyudu. ben uyanık kaldım.
zamanı geldiği halde ben hala karar veremezken, insan en güzel hangi müzikle uyandırılır diye; aklıma küçükken arı taklidi yapıp salonda fır döndüğüm "bahar" geldi.
çaldım.
gözlerini tatlı tatlı kırpıştırdı. gülümsedi.
bu kadar kolay uyandı. hiç huysuzluk etmeden. sevecenlikle.
sonrasında anlatılacak bir şey yok. birer otobüse binip, farklı istikametlere ayrıldık.
şimdi beni düşünüp, onu aramamı bekliyor.
arayacağım. o bunu hakediyor.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder