9 Mart 2009

bakmayı bıraktım-tam oraya, masanın üzerine

değişik bir kızdı-diğerlerinden hayli değişik. bizi terk edip gittiğini parkelerin gıcırtısından anladım. bu sefer ciddiydi galiba.
rujla yazsa sığmayacağına kanaat getirmiş ki, arkadaşımın bizde unuttuğu bordo dudak kalemiyle girişteki aynaya şunları yazmış;

'hep o kitaplar, filmler yüzünden. içinden geldiği gibi davranınca mutlu olan insanlar, daha geç kalmamışken, kaçırmamışken talihi yakalamaya çalışanlar.
acaba gerçek hayatı "farklı" addedenler mi haklı?
onun için mi böyle yaptıkça kendine dolanan benim?
fazla hisseden bu kalbe sahip olmak mı lanetim?
dünyada az sayıda mı varız biz peki? Neslimiz tükenmek üzere mi? onlardan biri mi ancak mutlu edecek beni?
kafamdaki zırvaların, günlük hayatımı bu denli etkilemesi benim suçum mu? karşı koyabilir miyim?
Eğer bunu becerebilirsem, o zaman o böceklere de karşı koyabilirim.
ufacık şeylerden medet ummak zorunda kalmadan, gerçek somutluklarla mutlu olabilmek.
gerçek hayatta.
ama artık dur demenin vakti geldi
her şeye; saçımı kestirmemekle başlıyorum.
devamı çorap söküğü gibi gelecek.
inanıyorum. '
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder