15 Şubat 2009

müzevir bülbül

herkes bilir buralarda deniz feneri olmadığını, en çok da ben.
şaşıracağımı sanmıştın, gecenin köründe, kalabalık barın en dibinde otururken, gözüme ışığını tuttuğunda. şaşırıp, hemen telefona sarılacağımı. -ne işin var burada? ya bir gören olsaydı?
cevaplarını kendine saklamayı yeğlesen de, biliyorum hararetli sorulardır, duymak istediğin benden.
bu sebepten görmemezlikten geldim dün seni, yudumlamaya devam ettim biramı, kulağımı daha bir çok verdim içkime eşlik edene.
biliyordum aslında kuşlara güven olmayacağını. o kafası sarı hareli bülbül, galiba izin verdiğimden çok şey söylemiş sana, halbuki hayli tembih etmiştim, ağzını sıkı tutmasını. ama ben en çok kimsenin güvenmediklerine kalbimi açmayı yeğlerim.-daha vakti değil demiştim ona, söyleme hemen anlamasın, rüyalarıma artık başkasının girdiğini. umursamaz gözükse de, merak eder içten içe, bir yolunu bulup kaçar gelir, farklı hallere bürünüp, aklımı çelmeye çalışır.
o yüzden, sesimi çıkarmadıysam da,
anlamadım sanma.
dün gecekinin sen olduğunu.
Share/Bookmark

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder