21 Şubat 2009

they poured sleep on the head of love

hafifçe öne eğilip, -ona doğru, sol elimle dizime 2 kere vurdum.
genelde sol elimi kullanmam/ kullanınca da pek eğreti oluyor hareketlerim ama bu sefer öyle olmadı.
2 tok ses duyuldu ardı ardına
pat pat!
irkildi.
Ağacın tatlı gölgesine kanıp uykuya dalmış-aldanmış. hava sıcak-nemli-boğucu.
bu yüzdenmiş uzun süredir sesi soluğunun çıkmaması.
uyandırdım.
gözlerini araladı. hemen farketti; benle yarım kalan işlerinin varlığını. rahatsız olmadı ama hatırlayınca. iyi bilir ona sadık, iyi bir dost olduğumu. tatlı tatlı gerindi, yarı açık gözleriyle gülümsedi. izin alırcasına bi anlığına daha kapadı gözlerini, tam olarak uyanmak-kalkmak için yerinden. Zorlamadım.
üstüne çok gitmemek için, tüm sakinliğimi takındım, acelem olmadığı havasını verip, iyice ayılmasını bekledim.
Hazır mısın? dedi. ayaklanmıştı bile.
ona doğru döndüm;
Çoktandır, dedim.
Kusura bakma dedi, hatamı fazlasıyla telafi edeceğim.
Yüzümde; teşekkür, merak ve memnuniyet vardı.
-Birkaç gün oldu bu olay olalı.
Geldi gelecek yani.
biliyorum.
Ama geldiğinde şaşırmış gibi yapacağım.
Share/Bookmark

1 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil